Sağlık Sektörüne Bakış

SAĞLIK SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ

Sağlık sektörü; sağlığa dolaylı, doğrudan veya asıl etkileri olan mal ve hizmet nitelikli her türlü ürünü üretmek /arz etmek ve talep etmek/ tüketmek üzere çok farklı üretim alanlarında kurulmuş sistem ve alt sistemler ile bunların içerdiği kişi, kurum, kuruluş, statü ürün ve benzerlerinin tümünü belirtmek için kullanılan, genel ve kapsayıcı bir kavramdır.

Sağlık sektörünün alanlarını arz yönü, talep yönü ve değiştirilmesi kısa vadede mümkün olmayan bağlayıcı şartlar (kanunlar) oluşturmaktadır.

Ülkelerin sağlık sektörlerine şekil veren sağlık sistemleri arz yapısının durumuna hizmetlerin satın alınma şekilleri ve geri ödeme kaynaklarına göre sınıflanır, ülkemiz bu sınıflama içerisinde 2002 yılına kadar refah yönelimli bir sisteme sahip idi. Bu sistemin tipik özelliği hastalık hallerini kapsayan zorunlu ve primli hastalık sigortasıdır. Hastalık halinde hizmet veren zorunlu hastalık sigortası hizmetleri dışında kalan çevreye ve topluma yönelik temel koruyucu sağlık hizmetleri ile kişiye yönelik koruyucu ve geliştirici sağlık hizmetleri zorunlu sigorta kapsamı dışında verilmektedir.

Refah yönelimli sağlık sistemi adlandırması ise devletin bir sosyal refah projesi olarak kabul ettiği sağlık hizmetlerini kişilere kamu adına ve yararına düzenlediği zorunlu ve primli sağlık sigortası yolu ile sağladığı sistemleri vurgulamaktadır.

Sistemin finansmanı, devletin diğer gelirlerinden ayırdığı payın yanında fertlerin varlıkları oranında verdikleri vergilerin belirsiz bir bölümü ile bu hizmetlerin giderine dolaylı olarak katılmalarına ek olarak, ayrıca prim vb yolu ile doğrudan veya yarı doğrudan sürekli bir sağlık harcaması ve işveren ve devlet katkılarının bir bileşenidir.

Yukarıda da değindiğimiz üzere 2002 yılına kadar devlet hizmeti sunan ve finanse eden idi ancak sağlık harcamalarında ki sürekli ve önlenemeyen artış, kaynakların etkili ve verimli kullanılamaması sağlık sisteminde bir yapı değişikliğine gidilmesine sebep olmuştur. 2002 yılı itibariyle refah yönelimli sağlık sistemi ile serbest pazar tipi arasında bir sistem oluşturulmaya çalışılmış ve bu kısmen başarılmıştır. Bu yapılan değişikliğin en belirgin özelliği hizmetin arz yapısının değişmesidir. Devlet sistemde hizmet sunucu olarak değil hizmet sunucuları kontrol eden ve hizmet satın alan olarak bulunmaktadır. Arz ayağı yapılan teşviklerle özel sektöre bırakılmıştır. Bu gün itibariyle 358 özel hastane ve binlerce tıp merkezi, özel dal merkezleri hizmet sunucu olarak karşımıza çıkmaktadır. Devlet sahip olduğu hastaneleri de özelleştireceğini açıklamış ve pilot bölgelerde uygulamalara başlamıştır. Geri ödeme kuruluşlarını tek bir kurum altında toplamış ve bu şekilde hizmet satın almaları ve geri ödemeleri standardize etmiştir. Özel hastane ve sağlık kuruluşları ile anlaşma yaparak talep kısmının tamamını özel sağlık kuruluşlarına açmıştır. Sonuç olarak bu gün serbest pazar tipi ile refah yönelimli sağlık sisteminin karma bir şekli mevcuttur. Yani hizmetlerin finansmanında zorunlu hastalık sigortası, işveren ve devlet payı var iken hizmet sunumunda özel sektör ağırlıklı bir sunum sergilenmeye çalışılmaktadır.

Sağlık sektöründeki ürün ve hizmetleri hastalıktan şüphe eden, sağlığını kontrol ettirmek isteyen, hasta olan, kaza geçiren, doğum vb gibi doğal akışı kontrol edilmesi gereken durumu olanlar, koruyucu sağlık hizmeti almak isteyenler ya da kısacası herkes kullanır. Burada sağlık ihtiyacını diğer ihtiyaçlardan ayıran üç temel özelliğini unutmamak gerekir.

1) Sağlık ihtiyacı ertelenemez

2) Sağlık ihtiyacı ikame edilemez

3) Sağlık ihtiyacı öngörülemez

Bu özellikleriyle kullanıcısı herkes olan bir hizmeti ihtiyaç oluştuğu anda ve tüm gerekleriyle gidermek gerekmektedir.

Bu sektörün müşterileri hem yereldir hem de ulusaldır. Hatta son zamanlarda tıp alanındaki teknolojik yeniliklerin çok hızlı ülkemize girmesi sağlık turizmi dediğimiz sağlığın bir alt sektörünü doğurmuştur.

Sektördeki ana eğilim yukarıda da değindiğimiz üzere hizmet sunumunun çeşitlenerek özel sektöre geçmesi yönündedir. Özel sağlık kuruluşlarının türü ve sayısı her geçen gün artmaktadır. Buna paralel olarak hastalık halleri dışında kalan hizmetlerin (lazer tedavisi, estetik cerrahi gibi) talebi de artmakta ve bu da cepten yapılan harcamaların artmasına sebep olmaktadır. Sonuçta hizmetin hastalık hallerini kapsayan kısmının maliyetleri etkili ve verimli kullanım sonucunda azalmakta dolayısı ile devlet tarafından yapılan harcama azalmakta fakat gerek otelcilik hizmetlerinin karşılığı gerekse hastalık hallerini kapsamayan cepten ödemelerin artması (hastadan alınan farklar) sağlık harcamalarını her geçen gün artırmaktadır.

Buna bir sebepte hasta olan veya hasta olduğundan şüphelenen kişilerin beklentileridir. Bu kişiler sağlık ihtiyaçlarını en kısa sürede ve kabul edilebilir bir kalitede almak istemektedir bunun sonucunda algılanan kalitesi daha yüksek olan özel sağlık kuruluşlarını seçmekte; bu seçim sonucunda oluşan cepten ödemelere de katlanmaktadır.

Sektörde Sağlık Bakanlığının son çıkardığı genelgeler doğrultusunda özellikle ayaktan teşhis ve tedavi hizmeti veren sağlık kuruluşları yani, tıp merkezi ve dal merkezlerinin hastaneye dönüşümü zorunlu hale gelmiştir. Yatarak tedavi hizmeti veren hastaneler daha da karlı ve verimli duruma gelmişlerdir.

Sektörde teknoloji çok hızlı bir şekilde değişmekte ve çeşitlenmektedir. Bu noktada iki şeyi göz önünde tutmak faydalı olacaktır; ilk olarak teknolojideki gelişme mevcut teknolojiyi geliştiriyor ancak demode etmiyor yani elinizdeki teknoloji ile tanı teşhis ve tedaviye devam edebilirsiniz ama yeni teknoloji ile süre kısalabilir risk kısmen azalabilir gibi. İkinci önemli unsur ise her yeni teknolojinin kabul görmesi için geçecek süre sonunda kabul göreceği garanti değildir. Bundan dolayı teknoloji transferinde çok dikkatli olunmalı ve gerçekten ihtiyaç olan ve demode olma ihtimali az olan teknolojiler seçilmelidir. Sektör içerisinde birçok özel hastanenin yaptığı da budur.

Sektör temel ekonomik koşullara bağlı değildir. Yukarıda da değindiğimiz sağlık ihtiyacının ertelenmez ve ikame edilmez olması, ihtiyaç doğduğu an giderilmesi zorunluluğunu getirdiği için ekonomik parametrelerden bağımsız olduğu söylenebilir. Ancak hastalık halleri dışında kalan sağlık ihtiyaçları temel ekonomik göstergelere bağlıdır denebilir. Örneğin botoks yaptıranların sayısı kriz döneminde azalabilir ama anjiyo yaptıranların sayısı azalmaz.

Özel hastane sektöründe, genelde bir veya iki hastane ve tıp merkezlerinden oluşan orta ölçekli yapılanmalar mevcuttur. Son dönemlerde yatay birleşmeler olsa da bir yoğunlaşma ve tekelleşme yönünde yeni gelişmeler olmuştur. Yeni çıkan genelgeler ile sektörde orta ölçekli pek çok hastane kurulumuna engel olunmuş ve bu konuda büyük sermayenin sektöre girmesinin yolu açılmıştır. Yani küresel sermaye sektöre girmeye başlamıştır.

Hastane olarak sektöre girmenin zor olması sebebiyle rekabet ayaktan ve yatarak hasta kabul eden kurumlar arasında azdır.

Sektörde müşteriye birçok yolla ulaşılmaktadır. Hastalık hallerinde algılanan kaliteye bağlı olarak müşteri hizmet sunucusunu bazen kendisi seçmekte, ivedi olan durumlarda ise sunulan hizmet çeşitliliğine göre seçme şansı olmadığı için tercih etmektedir. Örneğin kalp ameliyatı olması gereken bir hastayı kardiyo-vasküler cerrahi servisi olan bir hastaneye götürmek zorundasınızdır.

Burada bir noktaya dikkat etmek gerekmektedir, hastalar zorunlu olmayan tercihlerinde algıladıkları kaliteye göre hastane seçmektedirler yani kaliteli hizmet olarak düşündükleri hizmetleri satan yerleri seçmektedirler. Sektörde profesyonel kalitesi daha iyi bile olsa devlet hastanelerinin algılanan kaliteleri düşük olduğu için hastalar özel hastanelere gitmeyi tercih etmektedirler.

Hizmet satışları hastalık hallerinde perakende olmakla birlikte özellikle sağlığını kontrol ettirmek isteyen gruplarda toptanda olabilmektedir. Ayrıca Sosyal Güvenlik Kurumu ve Maliye Bakanlığı ile yapılan hizmet alım sözleşmeleri toptan satım olarak da düşünülebilir. Çünkü söz konusu kurumlar mensuplarının tamamı için hizmet alım sözleşmesi yapmaktadır ve ödemelerini de gerçekleşen işlemler doğrultusunda topluca yapmaktadır.

Yeni teknolojiler sektördeki hizmet çeşitliliğini ve cepten ödemeleri artırmaktadır. Yukarıda da değindiğimiz üzere aynı tıbbi sonucu verse bile tedavi süresini kısaltan veya iyileşme sürecinde daha konforlu bir yaşam sağladığını düşündüğümüz ki öyle olmasa bile yeni teknolojiler satış hacmini artırmaktadır.

Hastane 3D Görselleri

Kat Planları

İnşaat Çalışmalarından Görüntüler

Site İstatistiği

  • Site Sayacı :59,124
  • Tekil Ziyaret :1,842
  • Başlangıç :06.12.2011
  • Ziyaretler :
    • Bugün :73
    • Bu Hafta :949
    • Bu Ay :2974
    • Bu Yıl :22632